İnternet Medyası kaset siyasetini konuştu
Ekleme Tarihi : 09 Mayıs 2011 13:40
İnternet Medyası Derneği Başkanı Hadi Özışık ve Doğan Akın, filtre ile sansür girişiminden kaset skandallarına dek gündemi Medya Mahallesinde konuştular.
CNN Türk'te yayınlanan
"Medya Mahallesi" programında yasaklar ve etik konuşuldu.
Programı hazırlayıp sunan Ayşenur Arslan,
İnternet Medyası Derneği Başkanı
Hadi Özışık'ın yönetim kurulu başkanı olduğu İnternet Haber'in konuğu oldu. Özışık
internet yasakları
konusuna değinirken, Türkiye'de uygun olmayan haberin içeriğini
çıkartmak yerine tüm sitenin kapatılmasının yanlış olduğunu söyledi.
Özışık,
internet filtresi konusunda BTK Başkanı Tayfun Acarer'in medyayla
görüştüğünü, ancak bu konunun daha fazla tartışılması gerektiğini
kaydetti ve filtre konusunun gündeme gelmesinin siyasetle bir ilgisi
olmadığının altını çizdi.
T24 Genel Yayın Yönetmeni
Doğan Akın ise, internet sitelerinin kapatılması konusuna değindi.
Akın,
"Yayınların durdurulması üç şekilde yapılabiliyor. Hakim ya da mahkeme
kararıyla olabilir. Aciliyet varsa savcı da resen siteyi kapatabilir.
Ancak bizim itiraz ettiğimiz nokta ise "eğer o yayında işlenen suç
müstehcenlik içerisiyorsa TİB'in, yani idareyle yetkili kurulun, siteyi
kapatabilme yetkisinin olmasıdır" diye konuştu.
İnternette yayınlanan kasetlerProgramın
diğer bir konusu ise internette yayınlanan kasetlerdi. T24 Genel Yayın
Yönetmeni Doğan Akın internette haber sitelerinin bu videolar karşısında
etik davrandığı bir ortamda siyasetin kaset üzerinden yürütüldüğüne
dikkat çekti.
Akın, bu videoların yayımını engelleyecek bunu
takip edecek kurumun idare olduğunu, idarenin ise siyasi irade
tarafından atandığını anlattı. Başbakan Erdoğan'ın kasetleri siyasi
olarak mitinglerde kullandığını belirten Akın,
"Bu durumda bu yasadışı
kayıtları yayınlayan kişinin peşine 'idare' iştahla düşer mi?" sorusunu
sordu.
Adnan Menderes'in de yargılanması sırasında özel hayatının
gündeme getirildiğini hatırlatan Akın, kendini Demokrat Parti
misyonunun devamı olarak gören AK Parti'nin kaset üzerinden siyaset
yaparak Yassıada'daki bu yargılamaya da prim vermiş durumuna düştüğünü
kaydetti.
Akın özel hayatın gizliliğinin Anayasal bir hak olduğunu ve buna
"genel ahlaksızlık" denilemeyeceğini de belirtti.
AİHM'ye gidecek
internet yasakları
ve kasetlerle ilgili dosyaların Türkiye'ye ciddi mahkumiyetler olarak
döneceğini vurgulayan Akın, açık internetin artık insan hakları
kapsamında konuşulduğunu söyledi.
Kısaca
ÖSYM konusuna da değinilen programda her iki konuk da internet okurunun neredeyse tamamının
ÖSYM Başkanı'nın istifasını istediğini söyledi.
İŞTE CANLI YAYINDAN SATIR
BAŞLARI
Ayşenur Arslan: İnternet'in karargahındayız. İMD
Başkanı Hadi Özışık ve Doğan Akın'ın konuğuyuz İnternet
Haber'de.
Hadi Özışık: Tayfun Acarer hakkında bir yazı
yazmış Mehmet Y. Yılmaz, sanki internet konusunda bilgisiz gibi bir şey
söylemiş. Tayfun Bey ile ben İnternet Kurulunda beraber çalışıyorum. Kendisini
tanırım... ama neden böyle bir şey dediğini bilmiyorum. Bazen istenmeyen
görüntülerle karşılaşıyoruz. Ama tıkladığımız zaman çıkan şeyler. Tıklamazsınız
olur biter.
Doğan Akın: Filtrelemeler konusu sansür
olarak çok yorumlandı ama aslında yasal düzenlemeler konusunda yapılan bir
girişim bu. Amaç yasal düzenlemeler yapmak.
TÜRKİYE'DE İNTERNET SANSÜRÜ VAR
MI?
Ayşenur Arslan: Boyutu tartışılır
ama bir sansür var mı? Nedir allah aşkına başımıza gelen.
Hadi
Özışık: Bugüne kadar 5651 sayılı yasaya göre bir çok site
kapatıldı. Sansür diyeceksek bu da sansür. 5651 sayılı yasada çocuk istismarı,
Atatürk'e hakaret ve bir takım suçlara karşı çıkarılmış bir yasa var. Ben
bunlara şahsım adına sansür demiyorum. Çünkü Atatürk'e hakaret eden site yayında
kalmamalı.
5651 sayılı yasaya göre suç unsuru içeren bir yayını uyarıp da
içeriği çıkar dersen çıkarırlar.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun avukatları az
daha Facebook'u kapattırıyordu. TİB Başkanı Fethi Şimşek buna direndi ve itiraz
etti. İçeriği çıkarttıralım dedi. Kılıçdaroğlu'nun avukatları itiraz ettiler. Ve
Fethi Şimşek şimdi yargılanıyor.
Doğan
Akın: Ben bu açıklamalardan tatmin olmuyorum. Bu yasadaki bir hüküm hiç
bir demokratik ülkede kabul edilemez. Hiç kimse beni bu konuda ikna edemez. Bu
siyasi bir karardır. Ben dün Yargıtay'ın iki kararına baktım. O kadar çok karar
var ki müstehcenliğin ne olduğu konusunda. Sene 1996'da şu başlığı tartışmış
Yargıtay, 'Kadın değil felaket, aman tanrım bu ne güzellik'... Yerel mahkeme bu
başlığı müstehcen bulmuş ve cezalandırmış. Ancak beraat çıkmış. Bu kadar
tartışmalı bir meseleyi bir bürokrata veriyorsunuz ve Yargıtay kararı olmadan
kapatıyorsunuz. Müstehcenlik gibi meselerde kriter şudur, yayının bütününe
bakarsınız.
Ayşenur Arslan: Ben
Siyaseten olduğunu düşünüyorum bunların. Sen Doğan Akın, nasıl yorumluyorsun
Doğan Akın: Ben siyaseten olduğunu düşünüyorum. 7+1 suç
var bu yasada. Bunlarda bir sorun yok. Ardından yayın durdurmayı anlatır. Hakim
durdurur der. Ardından eğer aciliyet varsa savcı da durdurur der. Ardından da
üçüncü olarak eğer müstehçenlik varsa TİB kapatır diyor. Müstehçenlik gibi bir
şeyi nasıl değerlendireceksiniz, nasıl karar vereceksiniz. Ve bir ikincisi,
idare nasıl yasaklama yapar? Müstehçenlik gibi meselelerde kriter şudur: Yayının
bütününe bakılır. O yayın ne yayınıdır diye.
KASETLERİ YAYINLAYANLAR NEDEN
ENGELLENMİYOR?
Ayşenur Arslan: Bana sorarsanız siyasi
otorite müstehçenlik konusunda eleştiri getiriyor ama kaset konusunda hiç dur
demiyor. Yayınlayan siteler yasaklanmıyor. Bunda bir tuhaflık yok mu? Bir
milletvekilinin ne yaptığı ailesini, yakınlarını ilgilendirir bilemedin siyasi
liderini ilgilendirir. Bana sorarsanız gerçek müstehçenlik bu internet
sitelerinin yaptığı.
Hadi Özışık: Aslında haksızlık
etmeyelim, dur deniyor. Deniz Baykal'ın video kasedinde böyle bir durum yaşandı.
Görüntüleri yayınlayan siteye içerik kaldırtıldı. Önemli olan bizlerin yani
diğer internet sitelerinin sahiplenmemiş olması bu yayınları. O kasetler bize
geldi. Haber merkezine ilk kasetler 2 gün öncesinde geldi. Arkadaşlar da beni
gece saat 2'de uyandırdılar ve haber verdiler.
Ayşenur
Arslan: Gazeteciye kaynağı sorulmaz ama istihbarat bunları bilmez mi?
Baykal'ın kasedinin nereden geldiğini biliyor musunuz
mesala?
İNTERNET MEDYASI BU
KASETLERİ SAHİPLENMEDİ
Hadi Özışık: Hayır bilmiyoruz.
Gönderen kişilerin mail adresini, ip numarasını versek de bunu kimin yolladığını
bulamazsınız.
Etiğin ötesinde internet medyası bu kasetleri sahiplenmedi. Biz
en fazla haber yaparız. Kaset çıktıysa, kasedin iğrençliğini, adiliğini haber
yaparız. Hiçbir internet sitesi bu kasetleri yayınlamadı. Kapatılanlar ise başka
bir isimle yeniden yayınlanıyor.
Doğan Akın: Bir kere yayına girmesi, tedavüle girmesi
yetiyor aslında. Çünkü o andan sonra kopyalanıp yayılıyor. Sisteme ilk girdiği
an önemli... Proxy diye bir sistemle Almanya'dan ya da Amerika'dan girmiş gibi
gösterebilirsiniz. Bunun denetimini idare yapacak. Ama bunlar özel hayat değil
genel ahlaksızlık diyen bir başbakan var. Siz idare olsanız bunların peşine
düşer misiniz? AKP kendisini Menderes, Özal çizgisinin devamcısı olarak görüyor.
Adnan Menderes, Yassıada'da özel hayatı nedeniyle de yargılandı. Evlilik dışı
ilişkileri nedeniyle yargılandı ve sıkıntı çekti. Bunun farkında olmak lazım.
Yasa dışı dinlemeler ile ilgili tek bir yasal çalışma var. Başbakan'ın Remzi
Gür ile konuşması nedeniyle baskın yapıldı Aydınlık dergisine, çalışanlar
tutuklandı filan. Burada şöyle bir şey var: Türkiye'de sadece Başbakan'ı
yasadışı dinlemek suçtur.
Diğer yandan da özel hayat anayasal bir haktır.
Bunlar AİHM'den Türkiye'ye ceza olarak geri dönecek.
BAŞBAKAN'IN BU ADİLİĞİ KONU EDİNMESİ
ÇİRKİNLİKTİR
Ayşenur Arslan: Menderes'in özel yaşamını
Fatih Altaylı yazmış köşesinde ve gayet açık bir özel yaşamı varmış
anlaşılan.
Hadi Özışık: Başbakan'ın seçim meydanında
kasetleri konu edinmesi, özel hayatı filan bırakın, çirkinliktir. Başbakan'ın
MHP'ye yönelik saldırıları kınaması gerekiyordu. Seçim meydanında konu etmesi
bir yana eleştirmeli, bu adiliği kınamalıydı. O zaman kendi hanesine iyi bir
puan ekleyebilirdi. Ben size ilginç bir şey söyleyeyim, bizi arayan Ak
Partililer de CHP'liler de bizim de kasedimiz yok değil mi elinizde diyorlar.
Ayşenur Arslan: Ben Ankara'da bir bakanın
sekreterinden çocuğu olduğunu ve eşinin Emine Erdoğan'a gidip yakındığından söz
edilir demiyeyim bilinir. Şunu kastediyorum, bir centilmenlik anlaşması var. CHP
ya da MHP lideri çıkıp bunu konu etmiyor...
Doğan Akın:
Menderes'in mağduriyeti Bülent Arınç'a soruldu. Arınç da çok farklı ikisi
arasında hiç ilişki yok diye yanıt verdi. Ayrıntısını açıklamadı ama aynı şey
olmadığını düşünüyor.
ÖSYM SKANDALI
SEÇMENİN KAMPLAŞMASINI BOZDU
Ayşenur Arslan: Siz halkın
nabzını çok daha kolay tutuyorsunuz. Halkta bir kamplaşma mı var? Nedir
durum.
Hadi Özışık: Siyasetçinin meydandaki tavrı
seçmene de yansıyor. İnternet okurları iki keskin kutba bölünmüş durumda. Bazen
şöyle mesajlar geliyor: Ben AK Partili değilim ama... diyen mesajlar geliyor
bazen ama geneli kamplaşmış durumda.
Doğan Akın:
Özellikle ÖSYM skandalı gibi konularda bu kamplaşma görünmedi. Okur hükümetin
tavrını hiç bir şekilde desteklemedi.
Hadi Özışık: Biz
Muhalefet.com diye bir site açtık. Orada bir yorum gelmiş. ÖSYM başkanının
mektupları hakkında diyor okur. Kılıçdaroğlu mesela bir söylem buldu diye
konuştu meydanlarda. Bence siyaset böyle yapılmalı, bu karşılık buluyor
çünkü.
GAZETECİLER.COM SİTESİ
HACKLENDİ
Ayşenur Arslan: Gazeteciler.com hacklendi,
bizim yüzümüzden değil inşallah. Ama programın süresi bittiği için o soruları
aktaramadık. Özür diliyoruz.
Hadi Özışık: Saldırıya
uğradık. Bazen böyle şeyler oluyor.
Ayşenur Arslan:
İnternet haberin konuğuydum. İnternet benim daha sık başvurduğum bir
mecra. Merdiven altı bir sektör olmaktan çıkıp kurumsallaşmaya yönelik çok net
adımlar attı. Hadi Özışık ve Doğan Akın İnternet Medyası Derneğinin
yöneticileri. Başka isimler de var. Biraz onların evinden gündeme bakalım dedik.
Ben çok teşekkür ediyorum.